Hepimize huzur dolu, sağlıklı ve bol kazançlı bir yıl dilerim...
2008'in aksine 2009'da güzel günler bekliyorum...
kucak dolusu sevgiler...
özel günlerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özel günlerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Aralık 2008 Çarşamba
14 Şubat 2008 Perşembe

Sevgililer Günü'nün Öyküsü
Aziz Valentine'ın öyküsü III. Yüzyıl'dan gelir. O dönemde Roma tahtında İmparator II. Claudius vardı, "Zalim" adıyla tanımlanan Claudius aşırı savaş ve askerlik tutkunuydu, her yetişmiş erkeğin muhakkak asker olmasını istiyor ve kimseye göz açtırmıyordu.
EVLİLİĞİ YASAKLADI
Öylesine ileri gitmişti ki, askerliğe engel oluyor düşüncesiyle evlenmeyi dahi yasakladı. Gençler şaşkındı, kimse sevdiği ile beraber olamıyor, Roma kenti sayısı gittikçe artan ve uzak ülkelerde ölen sevgililerinin ardından ağlayan kadınlar ve kızlarla dolmuştu. Kısacası aşk yasaklanmıştı. Bu sıralarda İmparator tüm Romalılar'ın 12 tanrıya tapmalarını aksi şekilde davrananların ve özellikle de Hıristiyanlar'la ilişkiye girenlerin ölümle cezalandırılacaklarını emretti.
Bu emre uymayanların arasında Aziz olarak kabul edilen filozof Valentinus'da vardı, gezerek dinsel vaazlar veriyor ve İmparator'un hatalı olduğunu anlatıyordu. Sonunda yakalandı ve hapse atıldı. Valentinus'un hapiste olduğu günlerde yaşananlar efsaneye dönüşerek günümüze kadar ulaşmıştır.
ÜZEL JULİA VALENTİNUS'A GİDER
Hapishaneyi korumakla görevli gardiyanın kızkardeşi Julia'nın gözleri doğuştan görmemektedir, gardiyan Valentinus'un anlattığı İsa ilgili öykülerin arasında körlerin gözlerinin açıldığını öğrenince, kardeşini gizlice Valentinus'un yanına getirir. Julia çok güzel ve zeki bir kızdır. Günlerce beraber olurlar, Valentinus ona Roma tarihini, doğanın yapısını, aritmetiği ve Tanrı'ya yönelmeyi öğretir. Julia, dünyayı Valentinus'un anlattıklarıyla görür, onun bilgeliği ile aydınlanır, güçlenir ve teselli bulur.
Bir gün sorar;
- "Valentinus, Tanrı gerçekten dualarımızı duyar mı?"
Aziz gülümser;
- "Evet, herbirini."
Julia;
- "Her sabah ve her gece ne için dua ettiğimi biliyormusun? Görebilmek için dua ediyorum, senin bana anlattıklarını görmeyi çok istiyorum.",
Valentinus;
- "Tanrı bizim için en iyi olanı yapar, yeter ki buna inanalım."
Julia, yere diz çöker ve;
- "Böylesine inanmak istiyorum, yardım et."
Beraberce duaya başlarlar. Birden hücrenin içersi altın renkli bir ışıkla aydınlanır ve Julia haykırır;
- "Valentinus, görüyorum, görüyorum."
14 ŞUBAT'TA ÖLDÜRÜLÜR
Valentinus duaya devam etmesini söyler. Ertesi gün Valentinus'un ölüm emri gelir, Aziz Julia'ya son bir not yazar, Tanrı'ya hep yakın olmasını öğütler ve notun altını "Senin Valentine'ından" diye imzalar. Mektup, ertesi gün Julia'ya ulaşır, o günün tarihi 14 Şubat 270'dir. Valentinus, sonradan Papa I. Julius tarafından "Porta Valentini" adı verilen bir kemer kapısının altına gömülür (Şimdi orada yani Roma'da Praxedes Kilisesi vardır.)
Julia, mezarın yanına pembe çiçekler açan bir badem ağacı diker. Günümüzde sevginin ve dostluğun simgesinin badem ağacı olması buradan kaynaklanır.
GENÇLERİN İLK CİNSEL DENEYİMİ
İşin aslına bakılırsa, 15 Şubat tarihi Roma tanrıçalarından Februata Juno adına yapılan kutsama töreninin günüdür; birbirleriyle ilk kez cinsel ilişkiye girecek gençlerin adlarının yazıldığı parşömenler, o gün tanrıçaya sunulurdu. Papalık daha sonra yasaklanan bu geleneğin yerine, azizlerin adlarının yazılı olduğu listeleri sergilemeye başladı.
Biz yine Roma'ya dönelim. 15 Şubat'ta kutlanan gençlerin aşk festivalinin özgün adı Lupercalia'dır, geleneksel olarak hediyeler verilirdi. Kuşların çiftleşme döneminin başlangıcı kabul edilen Şubat ayı döneminde, gençler de onları örnek alarak eşleşirlerdi. Hıristiyanlığın güçlenmesinden sonra, Pagan inançları yasaklandı veya yerlerine Hıristiyan versiyonlar getirilmeye başlandı. Aziz Valentine Hıristiyanlığın simgesi olan sevgi ve evlilik kuramı ile kişiselleştirildi, onun Lupercalia Festivali'nin arifesinde öldürülmüş olması iyi bir raslantıydı, böylece Roma'nın bereketlilik ve döllenme kutsamalarıyla, Hıristiyanlığın evlilik ve çoğalma ilkesi bütünleştirilmiş oldu. Amaca ulaşılmıştı.
Günümüzdeki yorumuyla "St Valentine" yani Sevgililer Günü, Roma'daki gibi sevenlerin birbirlerine sevgilerini Valentinus'un son mesajında olduğu gibi küçük kartlar ve hediyelerle sunmaları şeklinde kutlanmaktadır. Aslında kökende yine birleşme, bütünleşme ve çoğalma güdüsü yani bereketlilik vardır. Aynı zamanda da, Tanrısal aşkla, dünyasal aşkın birleştiği yer, Julia'nın öyküsünde olduğu gibi birleştirilir. Ama ilginçtir ki, aşkı yasaklayan bir despotun binlerce yıllık anısı, Kozmik Şakacı'nın oyunuyla artık aşk yüzünden akla gelmektedir.
31 Ocak 2008 Perşembe
SANA DAİR KUTLAMA 31-OCAK-2008
Bir kaç sn sonra müzik çalacak ...kaçırmayın derim...
Yıllar önce hatırlar mısın bana bir doğum günümde küçücük bir kutu vermiştin. Kuyumcuların en ufak altın karton kutularındandı. Hediye kağıdı ile kaplanmış ve süslenmişti. Oldukça şaşırmıştım, nasıl olmuşta küçük kardeşim (14 yaşın altında) altın almıştı bana diye.
Heyecanla kutuyu açtım ve şaşkınlığım iki katına çıktı…
İçinden altın yerine altından daha değerli olan bir şey çıktı…
Kalp şeklinde iki sayfalı bir not kağıdı,
İçinde bana verdiği değeri ve sevgiyi anlatan bir not. Bu küçük kutunun içinde bana olan sevgisinin dünyalar kadar olduğunu anlatıyordu.
Hediye alacak harçlığı olmadığını ve bana bunu elleriyle yaptığını söylediğinde gözlerim dolmuştu… Yıllar sonra içi boş gibi görünen ama oldukça büyük sevginin içine sığdığı bu küçük kutuyu buldum… Ve daha çok kısa süre önce sana da gösterdiğimde yaşanan mutluluk da çabası…
Her abla kardeşin anıları vardır ama bizim çılgınlıklarımız sayfalara sığmaz…
Şu anda aklıma gelen anılarımızdan bir kaçı;İstanbul seyahati, capella maceraları, bir şişe Artic’in halının üstüne dökülmesi, Bursa Karacaali, telesekreter kasetleri, …o kadar çok paylaştığımız acı tatlı yaşanmışlıklarımız var ki…ömrümün sonuna kadar unutmayacağım…
Nice nice yıllara…
İyi ki varsın…
İyi ki kardeşimsin…
NOT: azıcıkda senin özellikleri anlatayım dedim...
dünyanın en güzel kızı, çok zarif, dik kafalı, biraz huysuz, sabahları tersinden de kalksa iyi kalpli, çok neşeli ve son derece yetenekli, taklit yeteneği olan, çok komik, sanata düşkün...anne olmak için en son aday olmana rağmen 4 yıldır başarıyla prenses anne olabilen...
gülüşüne kurban olduğum, annemin hâlâ minik kızı, evimizin neşe kaynağı...

RAHMETLİ BABAANNEM VE BİZ ÜÇ KARDEŞİZ...ZERRİN, ENGİN, BERRİN
Yıllar önce hatırlar mısın bana bir doğum günümde küçücük bir kutu vermiştin. Kuyumcuların en ufak altın karton kutularındandı. Hediye kağıdı ile kaplanmış ve süslenmişti. Oldukça şaşırmıştım, nasıl olmuşta küçük kardeşim (14 yaşın altında) altın almıştı bana diye.
Heyecanla kutuyu açtım ve şaşkınlığım iki katına çıktı…
İçinden altın yerine altından daha değerli olan bir şey çıktı…
Kalp şeklinde iki sayfalı bir not kağıdı,
İçinde bana verdiği değeri ve sevgiyi anlatan bir not. Bu küçük kutunun içinde bana olan sevgisinin dünyalar kadar olduğunu anlatıyordu.
Hediye alacak harçlığı olmadığını ve bana bunu elleriyle yaptığını söylediğinde gözlerim dolmuştu… Yıllar sonra içi boş gibi görünen ama oldukça büyük sevginin içine sığdığı bu küçük kutuyu buldum… Ve daha çok kısa süre önce sana da gösterdiğimde yaşanan mutluluk da çabası…
Her abla kardeşin anıları vardır ama bizim çılgınlıklarımız sayfalara sığmaz…
Şu anda aklıma gelen anılarımızdan bir kaçı;İstanbul seyahati, capella maceraları, bir şişe Artic’in halının üstüne dökülmesi, Bursa Karacaali, telesekreter kasetleri, …o kadar çok paylaştığımız acı tatlı yaşanmışlıklarımız var ki…ömrümün sonuna kadar unutmayacağım…
Nice nice yıllara…
İyi ki varsın…
İyi ki kardeşimsin…
NOT: azıcıkda senin özellikleri anlatayım dedim...
dünyanın en güzel kızı, çok zarif, dik kafalı, biraz huysuz, sabahları tersinden de kalksa iyi kalpli, çok neşeli ve son derece yetenekli, taklit yeteneği olan, çok komik, sanata düşkün...anne olmak için en son aday olmana rağmen 4 yıldır başarıyla prenses anne olabilen...
gülüşüne kurban olduğum, annemin hâlâ minik kızı, evimizin neşe kaynağı...

RAHMETLİ BABAANNEM VE BİZ ÜÇ KARDEŞİZ...ZERRİN, ENGİN, BERRİN
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











